Haberler’ Kategorisi için Arşiv

Kuzey Irak’ta Ticari İlişkiler…

27 Kasım 2010 Yazan @lperen

KUZEY IRAK – Mardin Valisi Hasan Duruer, Kuzey Irak bölgesi ile Mardin arasındaki ticari ve kültürel yakınlaşmayı geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Vali Duruer, Mardin Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu ve beraberlerindeki 30 kişilik işadamı ile Dohuk, Erbil, Süleymaniye ile Musul’da iş adamları ve yetkililerle görüşmelerde bulundu.

Duruer, Dohuk Valisi Nevzat Hadi’yi makamında ziyaretinde yaptığı açıklamada, karşılıklı ziyaret ve görüşmelerin ticari ve kültürel bir yakınlaşmayı da sağlayacağına inandığını söyledi.

”Kuzey Irak ile ticari ilişkilerimizi geliştirmeyi amaçladık. İnanıyorum ki görüşmelerin neticesinde gerek Dohuk, Erbil, Süleymaniye ve Musul ile Mardin arasındaki ticari ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz” diyen Duruer, Kuzey Irak’ın tahminlerinin ötesinde geliştiğini ve bu gelişmeden de memnun olduğunu söyledi.

TİCARİ İLİŞKİLER ARTIYOR

Mardin Valisi ile beraberindeki heyetin bölgeye gelişine çok sevindiklerini ifade eden Dohuk Valisi Nevzat Hadi ise ”Bu tür görüşmeler, ilişkilerin idari ve siyasi alanda iyi ilerlemesine neden oluyor. Bu güzel ilerleme her iki tarafın yararınadır. Bu tür ilişkilerin ileriye gitmesi için her iki taraf da çok çalıştı. Türkiye, Irak ve Kürt bölgesinin ilerlemesine altyapı çalışmalarına her zaman katkı sunuyor. Irak’ın yeniden inşasına yardım ediyor. Heyetlerin bölgeye gelişi ikili ilişkilerin ilerlediğini gösteriyor” şeklinde konuştu.

Daha sonra Erbil Valisi Tamer Fettah Koçer’i ziyaret eden Duruer ve beraberindekiler, Süleymaniye’ye geçti.

Duruer, heyetle birlikte geldiği Süleymaniye Valisi Behruz Kaçani’yi ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, bölgede demokrasi, iktisadi ve ticari alanda önemli gelişmelerin yaşandığına dikkati çekti.

İNSANLARIN GÜVENİ ÖNEMLİ

Hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını, en büyük sıkıntının insanların birbirlerini tanımamasından kaynaklı olduğunu ifade eden Duruer, ”Bizim çok müşterek noktalarımız var. Aynı topraklarda beraber yaşamamız bizim önemli özelliklerimizdir. Mardin, Güneydoğu bu bölgeden farklı değildir. Orada da Kürdü, Türkü, Arabi, Süryanisi, Müslümanı, Ezidisi hepsi birlikte kardeşçe yaşıyor” dedi.

Süleymaniye Valisi Behruz Kaçani de, İran ile sınır komşusu oldukları için İran ve Türk mallarının satıldığını, Süleymaniye’nin tarihi ve turistik bir kent olduğunu, Türk firmalarının inşaat sektöründe gösterdikleri başarıları turizm alanında da göstermesini istediklerini ve Türk firmalarına her zaman kapılarının açık olduğunu belirtti.

Heyetle birlikte Musul Valisi Esil Nuceyfi’yi de makamında ziyaret ederek görüşen Duruer, Musul’un ayrı bir önemi olduğunu söyledi.

NUSAYBİN SINIR KAPISI

Yakında Nusaybin sınır kapısının yapmasıyla birlikte Musul’la ticari ilişkilerin çok daha artacağını düşündüğünü, ticaretin artması ve gelişmesi için karşılıklı ziyaretlerin önemli olduğuna değinen Duruer, ”Mardin Organize Sanayi bölgesinde üretilen malların yüzde 90′ını Irak pazarına hitap ediyor. Bunlar daha çok gıda ve inşaat üzerine kurulan tesislerdir. Bu ilişkilerin gelişmesi biraz da tüccarların gayretine bağlıdır” dedi.

Musul Valisi Esil Nuceyfi ise Mardin ile Musul arasında son 1 yıldır güzel bir dostluğun başladığını, özellikle Türkiye ile ilişkilerin daha üst düzeye çıkmasını istediklerini kaydederek, ”Musul’da Enerji Bakanlığının büyük bir projesi ihale edilmiştir. Bu proje ile 750 KW’lık bir enerji santralı kuruluyor. Musul’da birçok Türk firması ihalelere katılmaya başlamıştır. Ticaret açısından yakında Nusaybin bölgesinde yeni bir sınır kapısı açılıyor. Bu Türkiye ile Musul arasında Suriye üzerinden ticaretin gelişmesini sağlayacaktır. Burada ticari ilişkilerin gelişeceğini düşünüyorum. Türk iş adamlarına ve firmalarına sonsuz güvenimiz var. Çünkü yaptıkları işler ile güven verdiler” şeklinde konuştu.

6 Yıl Aradan Sonra Bir İlk…

26 Kasım 2010 Yazan @lperen

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak Kürt Bölgesel Yönetiminden terörle mücadele konusunda tam bir işbirliği beklendiğini söyledi.

Davutoğlu, Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani ile Dışişleri Bakanlığındaki görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, görüşmelerde kesin bir karar aldıklarını belirterek, “Türkiye ile Irak arasındaki bu yakın ilişkilerin bir köprüsü olarak, Türkiye ile kuzey Irak arasında da tam bir ekonomik entegrasyon çalışması yürütülecek” diye konuştu.

Ortak bir enerji, ticaret ve ulaştırma stratejisi geliştirileceğini belirten Davutoğlu, THY’nın Erbil seferlerini en kısa zamanda başlatılması için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.

Davutoğlu, Ziraat Bankası ve İş Bankası gibi Türk bankalarının Erbil’de şube açmasını da planladıklarını ifade ederek, “Aydınlar, öğrenciler, eğitim kurumlarımız arasında öyle bir yakın ilişki olsun ki, ortak kardeşliğe dayalı yeni bir tarih bilincine, yeni bir gelecek vizyonuna sahip bir geçlik yetişsin istiyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, şunları kaydetit:

“Bu ortak perspektife baktığımızda, bunu tehdit eden en önemli unsur, hala kardeşliğimize fitne tohumu ekmeye çalışan terör faaliyetleridir. Terörün olduğu yerde vizyon, huzur, güvenlik ve gelecek olmaz. Onun için bütün Iraklı kardeşlerimizinden, özellikle Irak Kürt Bölgesel Yönetiminden bu konuda tam bir işbirliği bekliyoruz. Son dönemde bu işbirilğinin artmasından memnuniyet duyuyoruz.”

DAVUTOĞLU: “BİZ, BİR TÜRKİYE-IRAK EKSENİNİ İSTİKRARLI VE MÜREFFEH BİR ORTA DOĞU İÇİN ÖNEMLİ VE KALICI BİR ANA UNSUR OLARAK GÖRÜYORUZ”

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bir Türkiye-Irak eksenini istikrarlı ve müreffeh bir Orta Doğu için önemli ve kalıcı bir ana unsur olarak gördüklerini söyledi.

Davutoğlu, Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani ile Dışişleri Bakanlığındaki görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “Biz bölgemizdeki bütün ilişkilerin, bölgemizdeki tarih akışının normalleşmesini istiyoruz” diyerek, Türkler, Araplar, Kürtler, Sünniler, Şiiler, İranlılar bölgede tarihte olduğu gibi güçlü, tek ve büyük bir havzanın oluşmasını istediklerini kaydetti.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Tabii ki sınırlarımıza saygı göstereceğiz, tabii ki uluslararası hukukun gereği olan tüm unsurları hayata geçireceğiz, ama bileceğiz ki ortak geleceğimizi bütün bu kardeş topluluklar birlikte inşa edecek” diye konuştu.

Bu çerçevede ziyaretin önemli olduğunu belirten Davutoğlu, “Öyle bir dönemde yapılmaktadır ki, Orta Doğu yeniden kuruluyor. Kardeş, dost Irak yeniden yapılanıyor. Biz bu Orta Doğu ve Irak’ın yeniden kuruluş süreçlerinin barışa ve istikrara yönelik ortak bir gelecek inşa etmesini istiyoruz” diye konuştu.

Yeniden kuruluş döneminde Türkiye ile Irak’ın ilişkilerinin büyük önem taşıdığını ifade eden Davutoğlu, geçen yıl Irak’ta imzalanan anlaşmaların bunun bir işareti olduğunu söyledi. Davutoğlu, “Biz, bir Türkiye-Irak eksenini istikrarlı ve müreffeh bir Orta Doğu için önemli ve kalıcı bir ana unsur olarak görüyoruz. Irak’taki en önemli unsurlardan gördüğümüz Irak Kürt bölgesel yönetimi ve Irak’taki Kürt kardeşlerimizi de bu ittifakın ana unsurları olarak görüyoruz” dedi.

Davutoğlu, Basra, Erbil ve Musul’a yaptığı ziyaretlere de değinerek, bu üç kenti ziyaret eden ilk Türk dışişleri bakanı olmaktan gurur duyduğunu kaydetti. Mesud Barzani’den Erbil’de büyük misafirperverlik gördüğünü belirten Davutoğlu, “Kak Mesud’dan köklü aile geleneğini yansıtan hem misafirperverlik hem de Türkiye ile ortak gelecek inşa etmesi konusunda güçlü siyasi irade gördüm” ifadesini kullandı.

O ziyarette bazı hususların karara bağlandığını belirten Davutoğlu, Türkiye olarak bu hususları hayata geçirmeye öncelik verdiklerini ve geçirdiklerini söyledi.

Görüşmede, seçim sonrası hükümet kurma çalışmalarındaki son durumu gözden geçirdiklerini kaydeden Davutoğlu, Irak seçimlerinin Irak halkının iradesini yansıttığını, sonuçların Irak Yüksek Mahkemesi tarafından onaylanmasından da memnuniyet duyduklarını belirtti. Davutoğlu, “Irak halkının siyasi iradesini yansıtan bir hükümetin oluşması için Iraklı kardeşlerimizin siyasi basiret içinde davranacaklarına inanıyoruz. Türkiye her zaman bu konuda Iraklı kardeşlerinin yanında olacaktır” diye konuştu.

Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Bütün Iraklılar bizim kardeşimizdir. Bütün Iraklı grupların bir arada güçlü, müreffeh ve istikrarlı bir Irak inşa etmesini istiyoruz. Erbil’de oturan kardeşlerimiz bir gözleriyle Bağdat’ta diğer gözleriyle Ankara’da, bir elleriyle Basra’da diğer elleriyle İstanbul’da olacaklar. Körfez’den Avrupa’ya, Bağdat’tan İstanbul’a uzanan kuşakta barış ve istikrar içinde bir dünya kuracağız. Ve bu yollar Erbil’den, Kerkük’ten, Musul’dan geçecek. Buralarda kurulan kardeşlikler bütün dünyaya örnek teşkil edecek. Araplar, Türkmenler, Kürtler, Şiiler, Sünniler bu ortak dünyanın parçaları olarak bir arada yaşayacaklar.”

BARZANİ: “TÜRK VEYA KÜRT HERHANGİ BİR GENCİN KANININ DÖKÜLMESİ BİZİ OLDUKÇA ÜZMEKTEDİR”

(Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani, son günlerde yaşanan terör olaylarıyla ilgili olarak, “Türk veya Kürt herhangi bir gencin kanının dökülmesinin kendilerini oldukça üzdüğünü, bunu bir an önce sona erdirmek gerektiğini” söyledi.

Barzani, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Dışişleri Bakanlığında yapılan görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, son terör olaylarında gençlerini kaybeden ailelerin acılarını paylaştığını söyledi ve ölenlerin yakınlarına baş sağlığı diledi. Barzani, “Türk veya Kürt herhangi bir gencin kanının dökülmesi bizi oldukça üzmektedir. Bir an önce bunu sona erdirmek gerekiyor” dedi.

Türkiye’de kendisine gösterilen sıcak karşılamadan dolayı teşekkür eden Barzani, kendisini Türkiye’de “kardeş ve dostları içinde” hissettiğini kaydetti.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Erbil’e yaptığı ziyarete atıfta bulunan Barzani, bu ziyaretle Türkiye ile kuzey Irak arasındaki ilişkileri doğru bir çizgiye oturttuklarını belirtti.

Barzani, Ankara’ya yaptığı ziyaretin Davutoğlu’nun Erbil ziyaretinin “tamamlayıcısı” olduğunu, dostluk ve kardeşliği pekiştirdiğini söyledi.

Türkiye’nin bölgedeki rolüne işaret eden Barzani, geleceklerini Türkiye ile iyi ilişkilerde gördüklerini, Türkiye ile kuzey Irak arasında çok sayıda ortak değer olmakla birlikte önlerinde “yapacakları çok iş” bulunduğunu ifade etti.

Barzani, Irak’ın Batıya açılmasında Türkiye’nin önemli bir köprü olduğunu, Irak’ın da Türkiye’nin Körfez bölgesine açılımında bir köprü vazifesi gördüğünü belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgeye yönelik açılım politikasını takdirle karşıladığını bildiren Barzani, Türkiye ile ilişkileri daha ileriye götürmek için her türlü işbirliği yapmaya hazır olduklarını kaydetti.

Barzani, Irak’ta kurulacak hükümet konusunda ise kendilerinin hükümet kurma çalışmalarında takınacağı tavrın “yapıcı” ve “tüm tarafları içerecek şekilde” olacağını söyledi.

SORULAR

Bir gazetecinin, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile yarın yapacağı görüşmenin nedenini ve ileteceği mesajları sorması üzerine Barzani, “Bu konudaki tavrımız oldukça açıktır. Bizim isteğimiz, yapılan bu açılım politikasına tüm Kürtlerin destek verip, var olan sıkıntıları bir an önce sona erdirmesi konusunda çaba göstermesidir” diye konuştu.

Barzani, “Türkiye ile bölgesel yönetim arasında ilişkilerin geliştirilmesinde herhangi bir anlaşma sağlandı mı?” sorusunu yanıtlarken, yaptığı ziyaretin aralarındaki ilişkiyi daha da geliştirmeyi amaçladığını, ziyaretine çeşitli bakanların da katıldığını ve ilişkileri ekonomik, ticari alanlarda geliştirmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Davutoğlu’nun Erbil’e yaptığı ziyareti hatırlatan bir gazetecinin, “Bundan sonra herhangi bir ziyaret düşünülüyor mu? Ziyaret hangi seviyede olacak? Başbakan Erdoğan’ın bölgeye bir ziyareti bekleniyor” demesi üzerine Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Bu tür ziyaretler normal görülmeli her düzeyde. Ziyaretlerin tarihi diye anılması güzeldir, ama bundan sonra o kadar normalleşmeli ki haber niteliği bile o şekilde öne çıkmamalı” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Bağdat’ta Irak’ın bütün kesimlerini temsil eden bir hükümetin kurulmasının ardından, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve kendisinin de Erbil dahil olmak üzere Irak’ın her bir şehrine ziyaretlerde bulunabileceğini söyledi.

Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin başbakan düzeyinde yılda bir kez toplanmayı zaruri gördüğünü belirten Davutoğlu, “Bu çerçevede Erbil başta olmak üzere ziyaretlerimiz artacak” dedi.

Bir basın mensubunun, İsrail’in Gazze’ye yönelik ambargosunu sertleştirdiğini ve Gazze’ye giden yardım gemilerine saldırısında insanların hayatını kaybettiğini hatırlatarak, buna tepkilerinin ne olduğunu sorması üzerine Barzani, sivil insanların hayatını kaybetmesinden üzüntü duyduklarını ifade etti.

“ŞİDDETİN DEVAM ETMESİNİN YANINDA DEĞİLİZ”

Türkiye, Irak ve ABD arasında yapılan üçlü mekanizma toplantısında bir eylem planı üzerinde mutabakata varıldığını anımsatan bir basın mensubunun, “Sizin bugün verdiğiniz mesajlar var mıdır? Bölgesel yönetimden PKK ile mücadelede somut adımlar bekleyecek miyiz?” sorusunu ise Barzani, “Hiçbir şekilde şiddetin devam etmesinin yanında değiliz. Türkiye’nin güvenliğini de kendi güvenliğimizden ayrı görmüyoruz. Üzücü olayların sona erdirilmesi için tüm çabalarımızı göstereceğiz” diye yanıtladı.

Kerkük için 6 yıl önce “Gerekirse savaşırız” dediği hatırlatılarak, bugün tutumlarının ne olduğu sorulan Barzani, Kerkük konusunun çözümü için anayasanın bir çizgi belirlediğini kaydederek, “Anayasanın dışında herhangi bir çözüm istemiş değiliz. Bunun çözüm yolunu anayasa belirlemiştir. Anayasada yer alan 140. maddenin uygulanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Ziyarette sembollerin de ön plana çıktığını ve salonda sadece Türk bayrağına yer verildiğini söyleyen bir gazetecinin, “Bu konuda bizi aydınlatır mısınız ve Sayın Barzani bu konuda ne düşünüyor?” diye sorması üzerine Davutoğlu, “Bunun özel bir anlamı yok. İstiyorsanız Irak bayrağını da hemen getiririz. Aslında konutta hazırlıklar yapılmıştı, yoksa özel bir anlamı yok. Bizim için Irak’tan gelen herkes Irak vatandaşıdır ve Irak bayrağı onları temsil eder. Özel bir anlam yüklemeyin” dedi.

Barzani ise “Kesinlikle buna dikkat etmiş bile değilim. Siz söylemeden bunu fark etmedim” dedi.

Albaraka Türk De Kuzey Irak yolunda…

26 Kasım 2010 Yazan @lperen

Küresel krizi hasarsız atlatan Türk bankaları, yatırım için rotayı komşu ülkelere çevirdi. Ziraat, İş Bankası, Vakıfbank ve Kuveyt Türk’ün ardından Albaraka Türk de Kuzey Irak’ta şube açmaya hazırlanıyor. Genel Müdür Fahrettin Yahşi, Erbil’de şube açmak için fizibilite çalışması yaptıklarını, ağustos ayında netlik kazanacağını bildirdi.

Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında ikinci sıraya kadar yükselen Irak’a bankacıların da ilgisi artıyor. Ziraat, İş, Vakıfbank ve Kuveyt Türk’ün ardından Albaraka Türk de Kuzey Irak’ta şube açmaya hazırlanıyor. Albaraka Türk Genel Müdürü Fahrettin Yahşi, yakın bölge ülkelerinde şubeleşme fırsatlarını değerlendirdiklerini ve bu kapsamda Erbil’de şube açmak için fizibilite çalışması yaptıklarını açıkladı. Yahşi, “Türkiye ile Irak arasında artan iş hacmine paralel olarak o bölgede bir bankaya ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Yaptırdığımız fizibilite çalışmasını yönetim kurulu onayına sunacağız. Ağustos ortasında bu yönde bir karar çıkmasını bekliyoruz.” dedi. Suudi Arabistan merkezli Albaraka Grubu’nun Arnavutluk’ta ortak olduğu bir bankaya da Albaraka Türk olarak teknik destek vereceklerini bildirdi.

Konya’da Mevlânâ şubesinin açılışını yapan Yahşi, şu anda 102 olan şube sayısını yıl sonunda 115-120 şubeye çıkarmayı hedeflediklerini aktardı. 5 yılda iki kat büyüyeceklerini kaydeden Yahşi, “Her yıl 20 şube açma hedefimiz var. 200 şubeye ulaşarak orta büyüklükte bir banka olma amacındayız.” diye konuştu. Yahşi, sanayi ve ticaretin geliştiği bölgelerde şubeleşmeyi sürdüreceklerini ve İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerin yanı sıra Karabük, Çanakkale gibi ilk kez şubeleşecekleri kentlerin de olacağını dile getirdi. Konya’nın katılım bankacılığı açısından büyük potansiyel oluşturduğunu ifade eden Yahşi, “Önümüzdeki yıllarda Konya’da 5-6′ncı şubeleri düşünebiliriz. Şu anda Konya’da 15 katılım bankacılığı şubesi var. Toplam 6 milyar liralık mevduatın 1 milyar lirası katılım bankalarında. Bu durum krediler tarafı için de geçerli. Konya’da 5,6 milyar lira nakdi kredi kullanımı, 1,2 milyar lira da gayri nakdi kredi hacmi söz konusu. Katılım bankaları ise 672 milyon lira nakdi, 340 milyon lira da gayri nakdi kredi kullandırmış. Katılım bankalarının Konya’daki bankacılık işlem hacmi yüzde 17 ile en yüksek olduğu kent. Türkiye’de ise katılım bankalarının sektördeki payı yüzde 5-5,5 arasında.” dedi. Yahşi, katılım bankalarının toplam bankacılık sektöründeki payını orta vadede yüzde 10′a, uzun vadede ise yüzde 20′ye çıkarmayı hedeflediğini belirtti.

İlk 6 aya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Albaraka Türk üst yöneticisi, bankacılık sektörünün, büyümesini sürdürdüğünü ve katılım bankalarında da buna paralel bir büyüme yaşandığını anlattı. Yahşi, şunları aktardı: “Katılım bankaları ilk 6 ayda kredilerde yüzde 20 büyüdü. Geçtiğimiz yıl bu oran yüzde 30 olarak gerçekleşti. Biz de bütçe hedeflerine uygun gidiyoruz. Yıl sonunda yüzde 20-25 büyümeye ulaşacağız. Kârlılıkta ise özkaynak kârlılığına önem veriyoruz. Hedefimiz yüzde 20′lik özkaynak kârlılığını sürdürmek. Türkiye ekonomisinin bu yıl sonunda yüzde 7-8 aralığında büyümesini bekliyorum. Dolayısıyla bu büyüme bizim ve bankacılığın büyüme hedeflerini destekleyen bir tablo ortaya çıkaracak.”

Bu yıl 200 milyon dolar sendikasyon alacaklarını hatırlatan Yahşi, bu işlemin eylül ayında realize edileceğini kaydetti. Bir yıl vadeli olarak kullanılacak kredi ile KOBİ’lerin finanse edileceğini dile getiren Yahşi, bankaların kaynak çeşitliliği açısından kira sertifikası kanun tasarısının yasalaşması gerektiğini ifade etti. Yahşi, “Türkiye ekonomisi açısından bu çok gecikmiş bir mevzu. Türkiye bölgesel bir finans merkezi olacaksa İslamî coğrafyaya da hitap edecek ürünler çıkartılması gerekiyor. Kira sertifikasının, hem kamu finansmanı açısından hem de kaynak çeşitliliği açısından önemli bir araç olacağını düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

Her 4 personelden biri bayan olacak

Albaraka Genel Müdürü Yahşi, yeni açacakları şubelerle bu yıl sonuna kadar 200 kişiye istihdam sağlayacaklarını aktardı. Yahşi’nin verdiği bilgiye göre, bankanın değişim ve dönüşümü devam ediyor. Operasyon hizmetleri şubelerden genel müdürlüğe kaydırılıyor. Hem şubelerde hem de genel müdürlükte bayan personel sayısı artırılıyor. Hedef her şubede toplam personelin yüzde 25′ini bayanlardan oluşturmak. Yahşi, bundan sonra pazarlama faaliyetlerine daha da ağırlık vereceklerini kaydetti. Önümüzdeki yıl taksitli alışverişe imkan sağlayacak bir kredi kartıyla anlaşma yapacaklarını da duyuran Yahşi, bireysel emeklilik konusunda da bir şirketle ürünlerinin pazarlanması konusunda anlaşmak üzere olduklarını sözlerine ekledi.

ZAMAN

Kuzey Irak’a Türkiye’den İlk Kez Bir Vali Geldi…

23 Kasım 2010 Yazan @lperen

ERBİL (CİHAN)- Mardin Valisi Hasan Duruer, Kuzey Irak bölgesi ile Mardin arasındaki ticari ve kültürel yakınlaşmaya yardımcı olmak amacıyla bölgeye geldi. Vali Duruer’in bölgeye gelişi ile ilk kez Türkiye’den bir vali bölgeyi ziyaret etmiş oldu.

Türkiye ile bölge arasında hızlı gelişen ikili ilişkilerin yansıması olarak görülen ziyarette, ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi kararı alındı. Mardin Valisi Hasan Duruer ile Mardin Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu ve beraberlerindeki ticari heyetle Dohuk, Erbil, Süleymaniye ile Musul ilerini kapsayan bir ziyaret gerçekleştiriyor.

Ziyaretin ilk durağı olan Dohuk kentinde Dohuk Valisi Temer Ramazan Fetteh ile bir görüşme gerçekleştiren Vali Duruer ile beraberindeki heyet daha sonra karayolu ile Erbil’e geçti. Erbil Valiliği önünde Vali Duruer’i, Erbil Valisi Nevzat Hadi, Türkiye Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen, Kürt Bölgesi Türkiye Masası Şefi Abdulselam Reşit ile Erbil Ticaret Odası Başkanı Dara Celil Hayat tarafından karşılandı.

Sıcak geçen görüşmede, Türkiye Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen, Mardin Valisi Hasan Duruer’e Erbil Valisi Nevzat Hadi’yi Türkiye dostu olarak tanıttı.

Basına kapalı gerçekleştirilen görüşme sonrası Mardin Valisi Hasan Duruer, Erbil Valisi Nevzat Hadi’ye bir şilt verdi. Erbil Valisi Hadi ise üzerinde, “Allah’ım Erbil’i huzurlu ve güvenli bir şekilde koru” yazılı bir plaket verdi. Plaket Üzerindeki yazıyı tercüme ettiren Mardin Valisi Duruer, plaket üzerindeki yazılı duanın tercümesi bittikten sonra, “Amin” diyerek karşılık verdi.

“BÖLGE İLE TİCARETİ KÜLTÜREL İLİŞKİLER DAHA DA GELİŞECEK”

Görüşme sonrası Cihan’a bir açıklama yapan Mardin Valisi Hasan Duruer, görüşmelerin bölge ile Mardin arasındaki ticari ve kültürel yakınlaşmayı gerçekleştireceğine inandığını söyledi.

Mardin Valisi olarak belediye başkanı ile ticari heyetle ilk kez bölgeye geldiklerine dikkat çeken Vali Duruer, “Amacımız burada ticareti kültürel yakınlaşmayı gerçekleştirmek. İnanıyorum ki bu görüşmelerin neticesinde gerek Dohuk, Erbil, Süleymaniye ve Musul ile Mardin arasındaki ticari ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz. Ben sıcak karşılamalarından dolayı valilerimize teşekkür ediyorum.” dedi.

Bölgenin tahminlerinin ötesinde geliştiğini vurgulayan Vali Duruer, “Bölgeyi tahminlerimin ötesinde çok gelişmiş buldum. Bu kadar geliştiğini tahmin etmiyordum. Bu gelişmeden son derece memnun olduğumu da belirtmek isterim.” diye konuştu.

“KÜRTÇE EĞİTİM İÇİN BÖLGE İLE İŞ BİRLİĞİ YAPILIYOR”

Mardin Artuklu Üniversitesi’ndeki Kürtçe eğitimi vermeye başlaması ile bölgeden ne gibi destek alındığı sorulması üzerine Vali Duruer, bölgedeki bazı üniversiteler ile Mardin Artuklu Üniversitesi arasında bir işbirliği anlaşmasının olduğunu hatırlattı.

“TÜRKİYE İLE BÖLGE ARASINDA İLİŞKİLER GÜZEL İLERLİYOR”

Mardin Valisi ile beraberindeki heyetin bölgeye gelişine çok sevindiklerini ifade eden Erbil Valisi Nevzat Hadi ise, “Bu tür görüşmeler, ilişkilerin idari ve siyasi alanda iyi ilerlemesine neden oluyor. Bu güzel ilerleme her iki tarafın yararınadır. Bu tür ilişkilerin ileriye gitmesi için her iki taraf da çok çalıştı. Türkiye, Irak ve Kürt bölgesinin ilerlemesine alt yapı çalışmalarına her zaman katkı sunuyor. Irak’ın yeniden inşasına yardım ediyor. Heyetlerin bölgeye gelişi ikili ilişkilerin ilerlediğini gösteriyor.” şeklinde kaydetti.

“MARDİN’DE KÜRTÇE EĞİTİMİN BAŞLAMASINA SEVİNDİK”

Mardin Artuklu Üniversitesi’ndeki Kürtçe eğitim verilmesine sevindiklerini ifade eden Vali Hadi, “Bizim de buradan onlara her zaman her türlü yardım ve desteği sunmaya hazır olduğumuzu söylemek isterim. Özelikle öğretim görevlisi ve teknik konusunda yardım etmeye hazırız. Bu üniversitenin ayakta durması, ikili ilişkilerin daha da ilerlemesine yardımcı olur.” ifadelerini kullandı.

Bakan Çağlayan, Kuzey Irak’ta Türkiye-Irak İş Forumu’na Katıldı…

23 Kasım 2010 Yazan @lperen

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Irak’ta bulunan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, 300′e yakın iş adamıyla birlikte Türkiye-Irak İş Forumu’na katıldı.

İki ülke kurum ve kuruluş temsilcileri ile işadamlarının katıldığı forumda Devlet Bakanı Zafer Çağlayan bir konuşma yaptı. Türkiye ile Irak arasındaki dostluk ilişkisinin eskiye dayandığını belirten Çağlayan, “Irak’taki Kürt kardeşlerimizin geçmişte maruz kaldığı saldırılarda Türkiye her zaman kendilerine kucak açmış ve yaralarını sarmış, yatağını paylaşmıştır” dedi.

Kısa süre önce Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Barzani’nin Türkiye’yi ziyaret ettiğini dile getiren Çağlayan, bu görüşmelerde önemli hususları dile getirdiklerini vurguladı. Çağlayan, “Barzani, Türkiye seyahatindeki görüşmelerde PKK terör örgütünün yaptığı katliamlar neticesinde üzüntü duyduğunu ve bu saldırıları kendilerine yapılmış gibi kabul ettiklerini ifade etmişti. Biz terörün ortak düşmanımız olduğunu ifade etmiş durumdayız. Kendisiyle Türkiye ile olan işbirliğini sonuna kadar artırma

noktasında kararlı olduğumuz ve bu gibi olayların kardeşliği bozamayacağı konusunda mutabakat sağladık” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin bölgesinde barış, istikrar ve refah olmasını istediğini ifade eden Çağlayan, “Türkiye özelikle komşularıyla siyasi ve ticari temaslarını geliştiren bir ülke. Bu ziyaretler, Erbil, Musul’da konsoloslukların açılması, bunu çok net şekilde ortaya koymuştur. Türkiye, Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olmakla beraber komşularının hakkına destek olmayı ve iç işlerine karışmamayı politika olarak izlemiştir. Ancak Türkiye’nin düşmanı olanların komşu ülkelerde barındırmasını istemiyoruz ve gerek

Türkiye Cumhuriyeti’ndeki gerek buradaki kardeşlerimizin huzur içinde olması konusunda kararlı olduğumuzu ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

Irak’a yatırım yapan Türk firmalarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Çağlayan, “Burada olan Türk firmaları, Irak’ta tüm bölgelerle olan iş ilişkilerini daha fazla artırmak ve bölgenin kalkınmasında görev almak için buradalar” dedi. Zafer Çağlayan, kısa süre içinde Türkiye’den Irak’a THY seferlerinin başlayacağını da açıkladı. Özel sektörün yapmış olduğu seferlerle ticaret hacminin artacağını belirten Bakan Çağlayan, Basra’da müteahhitlik yapanların enerji, tarım, turizm, ticaret başta olmak üzere çok ciddi yatırım yapacaklarını, Kürt ve Türkmenlerle birlikte ülkenin geleceğini birlikte planlayacaklarını ifade etti.

Mesut Barzani ile tam işbirliği içinde daha fazla ekonomik entegrasyon ve karşılıklı ticareti geliştirmede kararlı olduklarının altını çizen Çağlayan, “2009′da Türkiye ve Irak arasındaki ihracat rakamı 6.2 milyar dolar oldu. Bu rakam, inşallah yıl sonuna kadar 7 milyar doları geçecek” dedi. Irak’ta Türk mallarının talep edilmesinin kendisini gururlandırdığını ifade eden Bakan Çağlayan, pazarda Türk imajını güçlendirenlere teşekkürlerini sundu. Çağlayan, “Yapmış olduğumuz üretim ve ihracatla Türkiye’ye

yakışır işler yapmaya devam edeceğiz” diye sürdürdü. Çağlayan, Habur ve Halil İbrahim sınır kapısına ilaveten Ovaköy ve Şinova sınır kapılarının açılmasıyla ticaretin daha fazla artacağında başbakanla hemfikir olduklarını vurguladı. Zafer Çağlayan, “Her iki taraf olarak da aynı doğruda birlikte olarak ülkemiz arasında ticaretin ve ekonominin entegrasyon şeklinde gelişeceğine inanıyoruz” dedi.

Çağlayan konuşmasını sonlandırırken “Türkiye, tüm ülkelerin toprak bütünlüğüne sonuna kadar destek vermiş ve verecektir ancak Türkiye’ye hainlik yapanların da dost ülkelerde bulundurulmasını kabul etmeyeceğimizi ifade etmek istiyorum” dedi. En kısa sürede Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanını Türkiye’de görmek istediğini ifade eden Çağlayan, konuşmasını Kürtçe bir cümleyle bitirdi.

Türkiye’nin Kuzey Irak Politikasındaki 180 Derece Dönüşü…

22 Kasım 2010 Yazan @lperen

BD’deki düşünce kuruluşu Barış Enstitüsü’nün yayımladığı bir raporda, “demokratik açılım”ın olası başarısızlığının, Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilerde çok ciddi sonuçları olabileceği ileri sürüldü.

Lehigh Üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümü öğretim üyesi ve Carnegie Endowment adlı düşünce kuruluşunun uzmanı Henri Barkey imzalı, “Türkiye’nin Irak’taki Yeni Siyaseti” konulu raporda, AK Parti’nin “demokratik açılım”ı sürdürmeye dair coşkusunun büyük kısmını, en azından gelecek yılki seçimlere kadar kaybettiğine dair “görünür işaretler” olduğu savunularak, “bunun terör örgütü PKK’nın kendisini silahsızlandırmaya duyduğu ihtiyacı ortadan kaldırabileceği ve daha önemlisi, Türkiye’de, Kürt nüfusun yaşadığı bölgelerde şiddeti artırabileceği, bunun ise Ankara ile bölgesel yönetim arasındaki ilişkileri zorlaştırabileceği” iddia edildi.

“Demokratik açılım”ın, Türk hükümetinin Irak’a yönelik politikasında katettiği mesafeye dair kanıt niteliği taşıdığı ifade edilen raporda, “bir zamanlar Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetime muhalefetin öncülüğünü yapan Türkiye’nin, şimdi bu politikasında 180 derece dönüş yapmakta olduğuna” işaret edildi.

Türkiye’nin hem Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetime hem de kendi içindeki Kürt nüfusa yönelik açılımının, Ankara’nın iç ve dış siyasi amaçlarına hizmet ettiği, Türkiye’nin Irak siyasetindeki elini de güçlendirdiği savunulan raporda, her iki açılımın Türk-Amerikan ilişkilerinde Ankara’nın omuzlarından önemli bir yükü kaldırdığı ve Türkiye’yi Irak’ta daha değerli ve güvenilir bir muhatap haline dönüştürdüğü görüşü dile getirildi.

-TÜRKİYE’NİN POLİTİKASI NİYE DEĞİŞTİ?-

Raporda, Türkiye’nin bölgesel yönetimle yakın ekonomik ve siyasi bağlar geliştirdiği ve her iki tarafın terör örgütü PKK’nın etkisizleştirilmesi çabaları da dahil olmak üzere bir dizi konuda işbirliği yaptığından bahsedildi. “Türkiye’nin politikasındaki bu değişimlerin tek bir sebebi bulunmadığı, bu değişimlerin merkezinde Türkiye ve bölgedeki bir kısım gelişmelerin kombinasyonunun yattığı” belirtilen raporda, bunlar, “ABD’nin Irak’tan çekilme kararı, bölgenin yeni jeopolitiği, AK Parti’nin Türkiye’yi küresel güç haline getirmeyi amaçlayan yeni dış politika konsepti, sivil-asker ilişkilerinin geçirmekte olduğu evrim, bazı önemli bireysel aktörlerin çabaları ve ‘Kürt sorununa’ dair ülke içindeki değişen algılar” olarak sıralandı.

Irak’ın hiçbir komşusunun, Irak’a yönelik yaklaşımını Türkiye kadar değiştirmediğinin savunulduğu raporda, Türk politikasındaki bu değişime Amerikan askerlerinin Irak’tan çekilmesi kararının da katkı sağladığı ileri sürüldü.

-TÜRKİYE’NİN IRAK’TAKİ NÜFUZU-

Raporda, “Ankara’nın olayları etkileme yeteneğinin Irak’ın kuzeyinde en üst düzeyde olduğu” görüşü dile getirilirken, “Bağdat’ta ise Türkiye’nin, karar alma süreci üzerindeki büyük çaplı otoritesini orta vadede devam ettirecek olan Amerikan varlığının ötesinde, uzun süreli ve iyi tesis edilmiş etki ağlarına sahip İran’ın sıkı rekabetiyle karşı karşıya olduğu” yorumu yapıldı.

“İronik olarak, Türkiye’nin bölgesel yönetim üzerindeki etkisinde herhangi bir artışın, Kürtlerin Irak’ın başkentindeki kritik rolünden ötürü Bağdat’ta da önem kazandığı” ifade edilen raporda, “Kısacası Ankara, Irak’ın kuzeyindeki olayları şekillendirmeye yardım ederek, Irak’ın gelecekteki siyasi çizgilerinin belirlenmesinde de rol oynuyor” denildi.

Raporda, “AK Parti’nin Irak’taki savaşın yarattığı boşluktan yararlandığı ve kendisini bölgesel güç olarak biçimlendirdiği” görüşü savunuldu.

“Bazılarının ‘yeni Osmanlıcılık’ olarak adlandırdığı politikayla, Türkiye’nin Irak da dahil olmak üzere bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun parçası olan bölgelerdeki etkisini genişletmekte olduğu” yorumuna yer verilen raporda, “Türk ordusunun bazı konularda hala belirleyici olduğu, ancak hükümetin ulusal güvenlikle ilgili sorunlarda geçmişe nazaran çok daha fazla söz sahibi olduğu” belirtildi.

Raporda, “Türkiye’nin Kürt nüfusa yönelik politikasındaki değişimin itici gücü konumundaki en önemli isimlerin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olduğu” kaydedildi.

Raporda, ABD’nin Türkiye ile Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetim arasındaki ilişkilerin rayında gitmesine yardım etmesi, Türkiye’nin yaptığı gibi Erbil’de konsolosluk açması, Irak’ın kuzeyinde bölgesel yönetim imkanlarını inşa etmesi, ülkeden çekildikten sonra kuzeyde terör örgütü PKK varlığı bırakmak istemediğini vurgulaması, dönüşüm sürecinde Irak’taki Türk diplomatlarla daha fazla işbirliği yapması ve Türkiye, Irak ve bölgesel yönetim arasında ortak ticari girişimler ve enerji hatlarının geliştirilmesine yardım etmesi gerektiği kaydedildi.

AA

Kuzey Irak Başbakan Başdanışmanı Khaled Salih…

21 Kasım 2010 Yazan @lperen

Kuzey Irak bölgesel yönetimi Başbakan Başdanışmanı Khaled Salih, Türkiye’nin bölgedeki etkisini ve Kuzey Irak-Türkiye ilişkilerini CNN TÜRK’ten Aylin Yazan’a değerlendirdi.

Kuzey Irak bölgesel yönetimi başkanı Mesud Barzani geçtiğimiz günlerde kendisiyle görüşen DTP heyetine, Türkiye’deki Kürt sorununun çözülmesi için üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını söylemişti. Bu yardım neleri kapsıyor.

KS: Barzani’nin açıklamasını duymadım ancak ne demek istediğini tahmin edebiliyorum. Topraklarımızın komşularımıza saldırı düzenlemek için kullanılmasını istemiyoruz. En başında beri politikamız bu yönde. Türkiye bizim topraklarımızı 12 yıl boyunca, 1991’den 2003’e kadar korudu. Bu nedenle Türkiye’nin, bölgesel yönetim için ayrı bir yeri var.

Bölgesel yönetimin Türkiye’deki Kürt açılımına yaklaşımı nasıl?

KS: Bu Türkiye’nin bir iç meselesi. Ama daha istikrarlı, daha güvenli bir Türkiye bizi de mutlu eder. Çünkü biz Türkiye’yi dışarıya açılmak için bir kapı olarak görüyoruz. Bu nedenle Türkiye’deki bu gelişmeyi yakından takip ediyoruz ve başarılı bir girişim olarak değerlendiriyoruz. Ülkede barış olması sınırın iki tarafındaki yatırımları da olumlu etkiler. Sınırlarda güvenliği sağlarsanız, yerel halk da kendi topraklarında daha çok yatırım yapar. Bölgeye daha çok işçi gelir. Bu nedenle bu tarz gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz.

Türkiye ile Kuzey Irak ilişkilerinde son yıllarda ciddi gelişmeler oldu. Direk uçuşlar başladı. Ticaret gelişiyor. Birçok Türk işadamı ticaret için bölgemize geliyor.

Peki Türk iş adamlarının Kuzey Irak’a ilgisi nasıl?

KS: Türk işadamları 1990’larda biz çok zor zamanlar yaşarken topraklarımıza geldi. Özellikle inşaat alanında çok katkıları oldu. Hastaneler, okullar inşa ettiler. Bölgede zaten aktifler ama bunu daha da geliştirmek istiyoruz. Kuzey Irak’ta faaliyet gösteren en az 500 Türk şirketi var. İlk 10 arasındalar. 2008’in başında Türk şirketlerinin bölgeye yatırım yapanlar arasında ilk 10’da yer aldığını biliyorum. Türkiye ile Irak arasındaki 5 milyar dolarlık ticaretin 2 milyar doları Kuzey Irak’la yapılıyor. Bu rakamı daha da artırmak istiyoruz. Örneğin Türkiye’ye finans ve bankacılık sektöründe ihtiyacımız olacak.

Güvenlik yatırımcılar için hala bir sorun mu?

KS: 2003-2004’te bazı güvenlik sorunlarımız vardı ama şimdi bölge güvenli ve siyasi olarak da istikrarlı. 2005 ve 2009’da iki başarılı seçim gerçekleştirdik. Yatırımcıları koruyacak yasalarımız da mevcut.

Bölgesel yönetim ile Bağdat arasında, petrol sahalarının işletimi ve gelirlerinin paylaşımı konusunda yaşanan sorunlar devam ediyor mu? Nasıl üstesinden gelinecek?

KS: Bu konuda hükümetin tamamıyla bir sorunumuz yok, sadece bazı bakanlıklarla sorun yaşıyoruz. Gelirlerin paylaşımı konusnuda da pek sorun yok çünkü biz  anayasadaki “gelirlerin paylaşımı” kuralına uyuyoruz. Ancak bu paylaşımın nasıl olması gerektiğiyle ilgili kesin bir yasa yok. Bu sorun oluşturuyor. Irak’ın henüz federal sisteme alışamamış olmasından kaynaklanan sorunlar da var. ama anayasa bu konuda gayet açık. Petrol ve doğalğaz aramalarını yapmak, bölgesel hükümetin yetki alanına giren bir konu. Bağdat’ın ihraç sürecine müdahale etmeye hakkı yok. Ocak 2010’da yapılacak seçimlerin ardından kurulacak yeni hükümetle bu sorunun üstesinden geleceğiz.

Peki Bağdat hükümetinin bölgesel yönetim ile yabancı petrol şirketleri arasında imzalanan anlaşmaları geçersiz sayacağına ilişkin açıklamaları petrol çıkarma işlemlerine tehdit oluşturmuyor mu?

KS: Talabani’nin bu tarz açıklamalar yaparken,  biz 2 yıl içinde 25 yeni anlaşma daha imzaladık.yatırımcılar kendi analiz ve değerlendimelerini yapıyor. Bölgesel hükümetin yasalarını inceliyorlar. Yasal zeminin sağlamlığını ve ekonomik getirileri değerlendirince, bölgede yatırım yapmaya karar veriyorlar.

Erbil bölgesindeki petrol yataklarından da önümüzdeki yıl petrol ihraç edilmeye başlayacağı belirtiliyordu. Bu çalışmalar ne aşamada?

KS: Çalışmalar süratle devam ediyor. Erbil’de önümüzdeki yıl üretim olmasını çok büyük bir ihtimal olarak görüyorum.

Kuzey Irak gazının Nabucco’ya kaynak olarak kullanılması mümkün mü?

KS: Bunu söyleyebilmek için erken. Çalışmalar devam ediyor. Doğalgaz arama çalışmaları için 35 garklı kontrat yaptık. Uygun yatağı bulduğumuzda ve kendi iç ihtiyacımızı karşıladıktan sonra Nabucco’yu da bir alternatif olarak düşüneceğiz.

Kürtler ve Araplar arasındaki gerilime de değinmek istiyorum. Amerikalı yetkililer bu gerilimin Irak için en büyük güvenlik tehdidini oluşturduğunu belirten açıklamalar yapıyor. Bu görüşe katılıyor musunuz?

KS: İki grup arasında çok büyük bir çatışma riskinin olduğu bur durumda değiliz. Buna katılmıyorum. Statüsü tartışmalı bölgelerde bazen bazı azınlık grupları hedef alınıyor. Tansiyon yükseltmeyi amaçlayan saldırılar da yapılıyor. Ama şanslıyız ki bu iki etnik grup arasında gerçek bir çatışmaya dönmedi. Ve bu sorunun da kısa zamanda çözüleceğine inanıyorum.

Kuzey Irak’a Türkiye’den İlk Kez Bir Vali Gitti…

20 Kasım 2010 Yazan @lperen

Türkiye ile bölge arasında hızlı gelişen ikili ilişkilerin yansıması olarak görülen ziyarette, ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi kararı alındı. Mardin Valisi Hasan Duruer ile Mardin Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu ve beraberlerindeki ticari heyetle Dohuk, Erbil, Süleymaniye ile Musul ilerini kapsayan bir ziyaret gerçekleştiriyor.

Ziyaretin ilk durağı olan Dohuk kentinde Dohuk Valisi Temer Ramazan Fetteh ile bir görüşme gerçekleştiren Vali Duruer ile beraberindeki heyet daha sonra karayolu ile Erbil’e geçti. Erbil Valiliği önünde Vali Duruer’i, Erbil Valisi Nevzat Hadi, Türkiye Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen, Kürt Bölgesi Türkiye Masası Şefi Abdulselam Reşit ile Erbil Ticaret Odası Başkanı Dara Celil Hayat tarafından karşılandı.

Sıcak geçen görüşmede, Türkiye Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen, Mardin Valisi Hasan Duruer’e Erbil Valisi Nevzat Hadi’yi Türkiye dostu olarak tanıttı.

Basına kapalı gerçekleştirilen görüşme sonrası Mardin Valisi Hasan Duruer, Erbil Valisi Nevzat Hadi’ye bir şilt verdi. Erbil Valisi Hadi ise üzerinde, “Allah’ım Erbil’i huzurlu ve güvenli bir şekilde koru” yazılı bir plaket verdi. Plaket Üzerindeki yazıyı tercüme ettiren Mardin Valisi Duruer, plaket üzerindeki yazılı duanın tercümesi bittikten sonra, “Amin” diyerek karşılık verdi.

“BÖLGE İLE TİCARETİ KÜLTÜREL İLİŞKİLER DAHA DA GELİŞECEK”

Görüşme sonrası Cihan’a bir açıklama yapan Mardin Valisi Hasan Duruer, görüşmelerin bölge ile Mardin arasındaki ticari ve kültürel yakınlaşmayı gerçekleştireceğine inandığını söyledi.

Mardin Valisi olarak belediye başkanı ile ticari heyetle ilk kez bölgeye geldiklerine dikkat çeken Vali Duruer, “Amacımız burada ticareti kültürel yakınlaşmayı gerçekleştirmek. İnanıyorum ki bu görüşmelerin neticesinde gerek Dohuk, Erbil, Süleymaniye ve Musul ile Mardin arasındaki ticari ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz. Ben sıcak karşılamalarından dolayı valilerimize teşekkür ediyorum.” dedi.

Bölgenin tahminlerinin ötesinde geliştiğini vurgulayan Vali Duruer, “Bölgeyi tahminlerimin ötesinde çok gelişmiş buldum. Bu kadar geliştiğini tahmin etmiyordum. Bu gelişmeden son derece memnun olduğumu da belirtmek isterim.” diye konuştu.

“KÜRTÇE EĞİTİM İÇİN BÖLGE İLE İŞ BİRLİĞİ YAPILIYOR”

Mardin Artuklu Üniversitesi’ndeki Kürtçe eğitimi vermeye başlaması ile bölgeden ne gibi destek alındığı sorulması üzerine Vali Duruer, bölgedeki bazı üniversiteler ile Mardin Artuklu Üniversitesi arasında bir işbirliği anlaşmasının olduğunu hatırlattı.

“TÜRKİYE İLE BÖLGE ARASINDA İLİŞKİLER GÜZEL İLERLİYOR”

Mardin Valisi ile beraberindeki heyetin bölgeye gelişine çok sevindiklerini ifade eden Erbil Valisi Nevzat Hadi ise, “Bu tür görüşmeler, ilişkilerin idari ve siyasi alanda iyi ilerlemesine neden oluyor. Bu güzel ilerleme her iki tarafın yararınadır. Bu tür ilişkilerin ileriye gitmesi için her iki taraf da çok çalıştı. Türkiye, Irak ve Kürt bölgesinin ilerlemesine alt yapı çalışmalarına her zaman katkı sunuyor. Irak’ın yeniden inşasına yardım ediyor. Heyetlerin bölgeye gelişi ikili ilişkilerin ilerlediğini gösteriyor.” şeklinde kaydetti.

“MARDİN’DE KÜRTÇE EĞİTİMİN BAŞLAMASINA SEVİNDİK”

Mardin Artuklu Üniversitesi’ndeki Kürtçe eğitim verilmesine sevindiklerini ifade eden Vali Hadi, “Bizim de buradan onlara her zaman her türlü yardım ve desteği sunmaya hazır olduğumuzu söylemek isterim. Özelikle öğretim görevlisi ve teknik konusunda yardım etmeye hazırız. Bu üniversitenin ayakta durması, ikili ilişkilerin daha da ilerlemesine yardımcı olur.” ifadelerini kullandı.

www.timeturk.com


Warning: base64_decode() expects at least 1 parameter, 0 given in /home/erbil/public_html/blog/wp-content/themes/MPW/footer.php on line 1
Bu site Erbil Ticaret'in kurumsal blogudur. Copyright © 2010 erbilticaret.com